Genel Bilgiler
Nusret Fişek'le Söyleşi-2

PROF. DR. NUSRET FİŞEK'İN KİTAPLAŞMAMIŞ YAZILARI – III 'den alınmıştır

(Eğitim, Tıp Eğitimi, Uzmanlık, Sürekli Eğitim ve Diğer Konulardaki Yazıları)

 

N.F. - Olabilir. Ben de hatırlamıyorum ve yazılı olarak da hiçbir yerde rastlamadım.

Z.Ö. - Sağlık Ocağı terimi ilk defa sosyalleştirme yasası ile geldi. Peki neden Muş? Muş'un seçiliş nedenleri neydi?

N.F. - Kanunda Muş yok tabii. Kanun çıktıktan sonra uygulamaya geçilecek. Bu da bilinmesi gereken noktalardan birisi. 1961 de seçimden sonra Suat bakan oldu. Kesin olarak sosyalleştirmeye karşıydı. "Bu uygulanmaz, sen hayal peşindesin, böyle şey olmaz", derdi. Müsteşarlıktan alınmam için sebepleri anlıyorsunuz. Tabii, anlaşmamız mümkün değil. Ben de olacağını savunuyorum. O sırada 1962 yılı bütçesi hazırlanıyordu. Bütçenin hazırlanmasında üç ilde başlamayı düşündük. Birbirinden farklı üç ilde başlayalım, deneyim kazanmak için dedik. Muş küçük bir vilayet doğuda. Çankırı ve Edirne'yi düşündüm ve yapı için 30.000.000 Tl lazımdı. Teklif ettik. Maliye kabul etti. DPT de kabul etti. Evdeyim. İyi hatırlıyorum, bir Cumartesi günü idi. Suat telefon etti. "Nusret, Bakanlar Kurulunda konuşuldu. Bütçe çok dar. Bu sene 1963'de sosyalleştirme inşaatını plandan çıkardılar." Hayatından memnun tabii. Gülerek söylüyor." Ben, Maliye Bakanı ile görüşebilir miyim?" dedim. "Görüş, ama pek birşey olacağını sanmıyorum", dedi. Maliye Bakanı Şefik Bey o zaman. Pazar sabahı Maliye Bakanlığına gittim. Bir dostluğum yoktu. Ama tanışırdık. "Şefik Bey bu böyle böyle" dedim. "Nusret Bey, para yok. Bütçeyi ancak dengeleyebildik", dedi. "Ben senden para istemiyorum" dedim. "İzin verin, bütçenin toplamını aşmadan başka fasıllardan buraya nakledeyim", dedim. Sağlık Bakanlığı bütçesiyle uğraşan da Abdurrahman Şahin. "Peki", dedi Şefik Bey. Şefik Beyin yumuşayacağını görünce Abdurrahman lafa karıştı: "Sayın Bakanım izin vermeyin", dedi. Şefik Bey, "Yok, yok. Yekün değişmeyecekse Müsteşarın dediğini yap" dedi. Dışarda bana, "Atlattın sen Bakanı" dedi. "Hayır atlatmadım", dedim. Tedavi kurumları bütçesinden 2.000.000 TL aldım, inşaat bölümüne koydum. Meclise geldik. Senatodan gelenlerden Milli Birlikçiler de var. "Bu para yetmez", dedim. "Bir il için yalnız 10.000.000 Tl. lazım", dedim. "Bunu 10.000.000 Tl ya çıkarmak lazım", dedim. Bir önerge verdiler. Komisyon Başkanı Maliye'ye, "Ne diyorsunuz?" dedi. Maliye "Dengeyi bozar", dedi. Bakanlığa döndü, Ragıp'a "Ne söylüyorsunuz?" dedi. O da "Müsteşar cevap versin", dedi. "10.000.000 Tl lazım", dedim. Oylandı ve kabul edildi. İş o şekilde kurtuldu.

Devamını oku...
 
Nusret Fişek'le Söyleşi-1

PROF. DR. NUSRET FİŞEK'İN KİTAPLAŞMAMIŞ YAZILARI – III 'den alınmıştır

(Eğitim, Tıp Eğitimi, Uzmanlık, Sürekli Eğitim ve Diğer Konulardaki Yazıları)

 

1. 1940'larda Sağlık Sorunlarımız:

Zafer Öztek (Z.Ö.) - 1938 yılında tıp fakültesinden mezun oldunuz. Mezun olduğunuz yıllarda (1940'lı yıllarda) Türkiye'deki sağlık durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Nusret Fişek (N.F.) - Öğrenciliğim sırasında Türkiye'de sağlık sorunları konusunda bir eğitim gördüğümü hatırlamıyorum. 1940 yılı Ocak ayında askerlikten terhis olduktan sonra Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsünde laboratuar asistanı olarak çalışmaya başladım. Ülkenin sağlık sorunlarıyla geniş ölçüde ilgim yoktu. Harp yılları içinde Refik Saydım Merkez Hıfzıssıhha Enstitüsü'nde bakteriyolog olarak çalıştım. Ondan sonra Bakanlıkta bulaşıcı hastalıklar uzmanı olarak çalıştım. Onun için Türkiye'nin sağlık sorunlarının o zaman iyice farkına vardım. Türkiye'nin o yıllarda en büyük sorunu bulaşıcı hastalık salgınları idi. Çiçek, tifüs salgını çıktı; Dizanteri ve tifo salgınları zaten olağandı. Unutulmaması lazım gelen bir diğer nokta da, sıtma salgını. Sıtma salgınları harp öncesinde bir ölçüde kontrol altına alınmış olmasına karşın, harp yıllarında sıtma çok büyük salgınlar yaptı.

Devamını oku...
 
Hıfzıssıhha Mektebi Çalışma Yönergesi

T.C.
SAĞLIK BAKANLIĞI
HIFZISSIHHA MEKTEBİ MÜDÜRLÜĞÜ
ÇALIŞMA YÖNERGESİ

 

BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam ve Yasal Dayanaklar

Amaç
Madde 1 – Bu Yönergenin amacı, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı bünyesinde bulunan Hıfzıssıhha Mektebi’nin sağlık hizmetlerinde kalite ve verimliliğin artırılmasina yönelik görev ve çalışma esaslarının belirlenmesidir.

Kapsam
Madde 2 – Bu Yönerge Hıfzıssıhha Mektebi’nin görev ve çalısma esaslarını kapsar.

Yasal Dayanak
Madde 3 – Bu Yönerge 3959 sayılı T.C. Merkez Hıfzıssıhha Müessesesi Teşkiline Dair Kanunun 7 nci maddesine dayanılarak çıkarılmıstir.

 

Devamını oku...
 
Hıfzıssıhha Mektebi Tarihçesi

HIFZISSIHHA MEKTEBİNİN KURULUŞU

17.5.1928 gün ve 1267 sayılı Kanunda yer almışsa
da, fiilen 2 Kasım 1936'da kurulmuş ve daha sonra 30.12.1940 gün ve 3959
sayılı Kanunla görevleri saptanmıştır.

Hıfzıssıhha Mektebi Çalışmaları

Hıfzıssıhha Mektebinin kuruluşu ile ilgili ilk karar, 17.5.1928 gün ve 1267 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Merkez Hıfzısıhha Müessesesi Hakkında Kanun" da yer almışsa da, fiilen kuruluş tarihi 2 Kasım 1936'dır.

Bu kanunda tek bir kuruluş olarak yer alan Mer­kez Hıfzıssıhha Müessesesi, 30.12.1940 gün ve 3959 sayılı Kanunla, Hıfzıssıhha Enstitüsü ve Hıfzıssıhha Mektebi olarak iki kuruluş ha­line dönüştürülmüştür.

3959 sayılı Kanunun 7. maddesine göre Hıfzıssıhha Mektebinin görevleri şu nok­talarda toplanmaktadır.

a) Bakanlığın gerekli göreceği konularda, hazırlayacağı prog­ram içerisinde, sağlık ve yardımcı sağlık personeline teorik ve pratik eğitim-öğretim yapmak.

b) Uğraşı alanına giren bilimsel konularda araştırma yaparak modern tıbbın ortaya koyduğu yeni bilgi ve davranış kural­larını sağlık örgütüne kazandırmak amacıyla konferanslar, seminerler düzenlemek ve elde ettiği bilgileri yayımlamak.

c) Günümüzün koşulları gereğince, görev alanına giren bilim­sel konularda Bakanlığa danışmanlık yapmak.

Devamını oku...
 
Prof.Dr.Nusret H. Fişek

Prof.Dr.Nusret Hasan Fişek (1914-1990)

Prof.Dr.Nusret H.Fişek, 1914 yılında İstanbul'da doğdu. 1932'de, dönemin en fazla nitelikli mezun veren okullarından biri olan Kabataş Erkek Lisesi'nin Fen Kolu'ndan mezun oldu. 1938 yılında birincilikle bitirdiği İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki son beş yılı, genç Cumhuriyet'in önemli bir ürünü olan 1933 Ünivesite Reformu aydınlanmasına denk düşer.

1941 yılında aynı Üniversite'de Bakteriyoloji İhtisası'nı tamamlayan Prof.Dr.Nusret H.Fişek, 1946'da Hayati Tıbbi ve Gıdai Kimya Mütehassısı (Biyokimya Uzmanı) oldu, 1952'de ise Harvard Üniversitesi'nden Tıp Bilimlerinde Doktora derecesi aldı. Kendisi; tıp bilimleri felsefe doktoru olan ilk Türk'tür. 1955 yılında Biyokimya Doçenti, 1966 yılında ise Halk Sağlığı Profesörü oldu. Tetanoz toksiodi konusunda yaptığı özgün çalışma ile uluslararası başarı kazandı. Biyokimya dalında ise labaratuvarlar kurdu ve geliştirdi.

 

Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 2